Üsküdar Postası Gazetesi - Üsküdar yerel haberlerini ve güncel olayları gazetemizden takip edebilirsiniz...

Hilmi Türkmen: Marmaray'ın Cefasını Çektik, Sefası...

Hilmi Türkmen, ''Marmaray en çok Üsküdar esnafını mutlu etti. Yaşanan canlanma çarşı pazara bereket olarak yansıdı'' ded...

Acil Yardım Konvoyu deprem bölgesine ulaştı...

Üsküdar Belediyesi tarafından Van'da meydana gelen 7,2 büyüklüğündeki deprem sonrasında yola çıkan yardım konvoyu deprem...

Üsküdarlılar geleneksel bayramlaşma merasiminde bu...

Üsküdar Belediyesi'nin geleneksel bayramlaşma merasimi Başkan Hilmi Türkmen ve çok sayıda kişinin katılımı ile Nikah Sar...

Üsküdar Kaymakamlığı, Üsküdar 1. Abolone Turnuvası...

Üsküdar Kaymakamlığı tarafından Oyun Temelli Matematik Öğrenme Laboratuvarı Atölyesi projesi kapsamındaki oyunlardan bir...

Bugün Kadir Gecesi...

Kur?an-i Kerim?in inmeye başladığı Ramazan ayının 27. gecesi İslam aleminde Kadir Gecesi olarak kutlanır. En kutsal ve f...

Hac'dan gelip Van'a uçtu

Üsküdar Belediye Başkanı Mustafa Kara Hac'dan geldiği sabah ilk uçakla gittiği Van'a gitti....

SP Üsküdar Gençlik Kolları Aşure dağıttı....

Saadet Partisi Üsküdar Gençlik Kolları, 26 Aralık Cumartesi günü Üsküdar'da Aşure dağıttı....

Seyyar Satıcının Zabıta İsyanı

Üsküdar sahilinde zabıta memurlarının balık tezgahını kaldırmasına sinirlenen seyyar satıcı intihar etmek istedi....

Cide Soğuksu Derneği Futbol Turnuvası

Merkezi Çengelköy'de bulunan Kastamonu Cide Soğuksu Derneği'nin düzenlemiş olduğu köyler arası 9. Geleneksel Futbol Turn...

Gürültü kirliliği denetimlerine başlanıyor...

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, İstanbul'da ses sınırını aşan eğlence merkezlerine para cezası uygulayacak....
 

O kadar kudretliydi ki kitabe bile istemedi

O kadar kudretliydi ki kitabe bile istemedi
Rüstem Paşa'nın ne camisinde ne türbesinde ne de sübyan mektebinde kitabe bulunur. Sebebinin, Paşa'nın ''yaşadığı ve yaşattıklarının tarihe kazanılacağını'' düşünmesinden olduğu rivayet edilir.
Tarih : 07 Ekim 2014, 13:16
Kategori : Üsküdar
Yazı Boyutu : 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Çocuk manasına gelen sabi kelimesinin çoğuludur sübyan. Çocuklara yazı öğretilen yer, anlamına gelen Sübyan Mektepleri, Osmanlı'nın geleneksel ve en yaygın ilkokulu olur.

Mekteb-i sübyan adıyla da bilinen bu okullar mahalle içinde yer aldıklarından mahalle mektebi, taş malzemeden yapıldıkları için de taş mektep olarak da tanınırlar. Camiye bitişik bir odadan ibaret olarak da yapılabilen sübyan mekteplerinde eğitim ''amin alayı'' ile başlardı. Derslerden evvel çocuklar ''gülbang'' okurlardı. Sabah erken saatlerinden ikindi vaktine dek süren okulda dersler caminin imamı veya müezzini tarafından verilirdi.Külliyenin bir parçası olarak yapılan sübyan mekteplerinin ise çocuk sesleri rahatsız etmesin diye külliyenin dış taraflarında inşa edildiği ve bu mekteplerde ders verenlerin daha seçkin olduğu bilinir.

Belirli bir başlama ve bitiş yaşı bulunmaz sübyan mekteplerinin. Aile ve hocanın onayıyla 4 yaşında bir çocuk da 11 yaşında bir çocuk da başlayabilir mektebe. Mektebin bitimi için Kuran'ın hatmedilmesi gerekmekte olup sınıf seviyesi yoktur.

Yaptıran kişinin adıyla da bilinen sübyan mektepleri. 1870 tarihinde Üsküdar merkezde 28 sübyan mektebi olduğunu yazar Mehmet Mermi Haskan Yüzyıllar Boyunca Üsküdar eserinde.

Fetihten itibaren yapılan ve 1839 Tanzimat Fermanı ile elden geçirilen Sübyan Mektepleri, 1908 II. Meşrutiyet'ten sonra esaslı değişime uğrar. Zamanla yerini İptidai Mektebleri'ne bırakan bu okullar Cumhuriyet Devri'nde Tevhidi Tedrisat Kanunu ile kapanır.

İMPARATORLUĞUN EN GÜÇLÜ PAŞASI

Üsküdar İmrahor semtinde bir sokağın köşesinde yer alır Rüstem Paşa Sübyan Mektebi. Taş kaide üzerinde yükselen binanın almaşık duvarları üç sıra tuğla, bir sıra kesme taştan yapılmış. Kirpi saçaklı çatısıyla son derece sade ve zarif olan sübyan mektebi iki odalı. Doğancılar tarafından binaya girildiğinde sizi hoş bir avlu karşılar. Yapının dar olan cephesindeki alanda, ortadaki nişin iki yanında dolap yerleri bulunur. Bu bölümün karşısında yer alan bölümün iki duvarı bağdadidir. İki sıra pencereden ışık alan mektebin alt sıradaki pencereleri düz, üst pencereleri ise sivri kemerli.

Rüstem Paşa'nın cami ve türbesi gibi, sübyan mektebinin de Mimar Sinan tarafından yapıldığı bilinse de Sinan'ın eserleri arasında adı yapının adı geçmiyor. Sübyan mektebinin yapım tarihi de kesin olmamakla beraber, Rüstem Paşa'nın sadaretten ilk azledildiği dönemde, 1547 yılında yapıldığı söylenir. Paşanın bu dönemde Üsküdar'da eşi Mihrimah Sultan'ın eşsiz sarayında yaşadığı ve sübyan mektebinin civarında bir saray ve çeşme yaptırdığı da bilinir.

Osmanlı İmparatorluğu eğitim alanının en yaygın kurumu olan sübyan mekteblerinden günümüze ulaşan en güzel örneklerden olan Mihrimah Sultan Külliyesi Sübyan Mektebi Çocuk Kütüphanesi olarak hizmet veriyor. Eşi Rüstem Paşa'nın adını taşıyan sübyan mektebi ise gördüğü son restorasyondan sonra, 2009 yılından beri, Divan Edebiyatı Vakfı'nın kullanımında. Yöneticileri arasında Prof. Dr. İskender Pala ve Prof. Dr. Nihat Öztoprak'ın da bulunduğu vakfın amacı, herkesin yararlanabileceği bir vakıf olmak ve edebiyat alanında kaliteli araştırmalara destek vermek.

Rüstem Paşa'nın ne camisinde ne türbesinde ne de sübyan mektebinde kitabe bulunmaz. Kitabeye ihtiyaç duyulmayacak kadar ünleneceğini, yaşadıklarının, yaşattıklarının tarihe kazılacağını bilir miydi de yapılarına kitabesi koyulmazdı bilinmez. Üstelik sadece Kanuni devrinin değil tüm imparatorluk tarihinin en ünlü en güçlü sadrazamlarından olur Rüstem Paşa. Mihrimah Sultan'la 1539 yılında nişanlanmasıyla başlayan yükselişi, damat olduktan sonra hızla devam eder. Öyle ki cüzzam dedikodusu bile engelleyemez istikbalini. Üzerinden çıkan bit istikbalinin anahtarı olur. Cüzzamlı olmadığını ispat edilmiş olur bit sayesinde ve evlilik yolu açılarak iki kez Kanuni'ye sadrazam olur. ''İkbal biti'' isimli anonim beytin yazılma hikâyesi de bu olaya dayanır: ''Olıcak bir kişinin bahtı kavi tâli'i yâr; Kehlesi(biti) dahi mahallinde anun işe yarar.'' (Ballı adamın üzerinde bit çıksa işine yarar)

RÜSTEM PAŞA KİMDİR?

1500 civarında Saraybosna'da doğan Rüstem Paşa, Kaptan-ı derya Sinan Paşa'nın da kardeşidir. İstanbul'a getirilip devşirilen Rüstem Paşa, Enderun'da eğitim alarak yükselir. Yetenekleriyle Kanuni'nin gözüne girer.

Sicil-i Osmani'de zengin, ''tedbirli ve akıllı'' olarak değerlendirilen Rüstem Paşa'nın tımarların kullanım haklarını parayla devrederek kazandığı paralar servetinin bir kısmını oluşturur. Tarlaları, tuzlaları ve akarlarından gelen gelirleri vardır. Vefatından sonra miras olarak büyük miktarda mücevherat ve değerli eşyanın yanı sıra 1.700 köle, 2.900 at, 1.160 deve ve yüzlerce çiftlik ve su değirmeni bırakır.

Osmanlı devletinin kuruluşundan 1561'e kadar olan dönemi anlattığı ve Tevarih-i Ali Osman veya Tarih-i Rüstem Paşa adı ile yazdığı tarih eseri bulunuyor.


Star Gazete - Pazar

Haberi Değerlendir :